ENERJİDE 20 YILI AŞKIN TECRÜBE | Enerji ve Maden Dergisi

ENERJİDE 20 YILI AŞKIN TECRÜBE

1 Şubat 2016
Comments 0

Etiketler , , , , ,

Zorlu Enerji Grubu adına Genel Müdür Sinan Ak, Grubun enerji sektöründeki 20 yılı aşkın tecrübesi, yerli ve yenilenebilir kaynak kullanımı ile sektöre yönelik faaliyetlerini Enerji ve Maden dergisi okuyucuları için anlattı.

Enerji üretirken aynı zamanda temiz bir dünya yaratmada en önemli yolun yenilenebilir ve yerel kaynakları kullanmak olduğunu düşünen Zorlu Enerji Grubu aynı zamanda faaliyetlerinin çevreye ve insan yaşamına olumsuz etkilerini en aza indirmek için var gücüyle çalışıyor. Enerji sektörünün farklı alanlarında öncü hizmet sağlayıcılardan biri olan Zorlu Enerji Grubu adına Genel Müdür Sinan Ak, sektöre yönelik faaliyetlerini Enerji ve Maden dergisi okuyucuları için anlattı.

  • Zorlu Enerji Grubu’nun faaliyetlerinden ve Türkiye enerji piyasasındaki konumundan bahseder misiniz? Enerji sektörüne hangi alanlarda katkı sağlıyorsunuz?

Zorlu Enerji Grubu olarak “Elektrik Üretimi”, “Elektrik Satışı ve Ticareti”, “Enerji Santrallerinin İnşası” “Bakım, Onarım ve İşletme Hizmetleri”, “Doğal Gaz Dağıtım” ve “Doğal Gaz Toptan Ticareti” olmak üzere altı temel alanda faaliyet gösteriyoruz.

Yurt içindeki toplam 615 megavatlık kurulu gücümüz; 3 doğal gaz, 7 hidroelektrik, 3 jeotermal ve 1 rüzgâr santralinden oluşuyor. İsrail’deki 840 MW’lik doğal gaz santrali ile Pakistan’daki 56,4 MW’lik rüzgâr santralimizle birlikte toplam 882 MW’lik kurulu gücümüz bulunuyor. Kurulu gücümüzün yurtiçinde yüzde 61, toplamda ise yüzde 49’unu yenilenebilir yatırımlardan alıyoruz.

  • Özellikle yenilenebilir enerji alanındaki yatırım ve projeleriniz hakkında detaylı bilgi alabilir miyiz?

Zorlu Enerji Grubu olarak enerji sektöründeki risk ve fırsatları etkili yöneten bir şirketiz. Elektriğin yeterli, kaliteli, sürdürülebilir, düşük maliyetli ve çevreyle uyumlu bir şekilde tüketicilerin kullanımına sunulması için çalışmalarımızı sürdürüyoruz.

Dünyada da yenilenebilir enerji kaynaklarının birincil enerji ve elektrik talebini karşılamadaki payının artması, aynı zamanda iklim değişikliğinin giderek artan yıkıcı etkilerinin önlenmesi, yenilenebilir enerji kaynaklarına verilen önemi artırdı. Zorlu Enerji olarak yenilenebilir enerji alanındaki tüm olanakları yetkin beşeri sermayemiz ve deneyimimizle en verimli şekilde kullanmaya devam edeceğiz. Portföyümüzün ağırlığını oluşturan yenilenebilir kaynaklardaki son yatırımlarımızdan bahsedersek, Manisa Alaşehir’de 153 milyon dolar yatırım ile hayata geçirdiğimiz Alaşehir I Jeotermal Santralimizin 33,73 MW’lık buhar türbininin güvenilirlik testleri başarıyla tamamlanarak ulusal sisteme bağlandı. 45 MW güce sahip olacak ve üstün teknolojik altyapısıyla öne çıkacak santralimiz, tüm gücüyle yakında devreye girecek. Grubumuzun temellerinin topraklarında atıldığı Denizli’de ise Kızıldere I ve tek santralde en yüksek kapasiteyle jeotermal santrali olma özelliği taşıyan Kızıldere II Jeotermal Enerji Santrallerimiz de faaliyetlerini sürdürüyor.

Uzmanı olduğumuz jeotermal alanının yanı sıra yenilenebilir enerji alanındaki yatırımlarımız güneş ve rüzgâra da odaklanıyor. Türkiye’nin en yüksek kapasiteli rüzgâr santrallerinden olan 135 MW’lık Gökçedağ Rüzgâr Enerji Santralimizin yanı sıra aynı bölgede, Osmaniye’de 80,3 MW’lık bir rüzgâr santrali projemizi daha önümüzdeki yıl devreye almayı planlıyoruz.

Elektrik piyasasının serbestleşmesini takip eden süreçte ülkemizin güneşlenme potansiyelini de dikkate alarak organizasyonumuzu hazırladık ve bağlantı kapasiteleri açıklandığında hızlıca hareket ederek, projelerimizi buna göre geliştirdik.

Konya’da 18 MW’lık güneş enerjisi lisansımız bulunuyor. Zorlu Enerji Grubu olarak, bu sorumluluk ve öngörüden yola çıkarak, yatırımlarımızı her zaman rekabet gücü yüksek ve enerjide arz güvenliğine katkı sağlayan politika, teknoloji ve uygulamalar çerçevesinde gerçekleştirmeye özen gösteriyoruz. Güneş enerjisinin sürdürülebilir büyüme için anahtar rol oynayacağını düşünüyoruz. Bir yandan güneşin devamlı bir kaynak olması, bir yandan da teşvik mekanizmasının yatırımların dönüşünü hızlandırması bizim için iki büyük motivasyon kaynağıdır. Gelecek nesillere daha yaşanılabilir bir dünya bırakmak için karbon emisyonlarının azaltılması kurumsal sorumluluklarımızı tamamlaması açısından önemlidir.

Yeterli ve Güvenli Enerji

Yeterli ve güvenli enerji hedefine doğru ilerlerken, çevresel sürdürülebilirliği sağlamak ve daha az maliyetle daha temiz bir kaynak dağılımına ulaşmanın mümkün olduğuna inanıyoruz. Son on yılda elektrik talebi yüzde 70 artan ve giderek artması beklenen ülkemizde, bir yandan talebi karşılarken, diğer yandan ithal kaynaklara bağımlılığı kırmak için yeni hedefler belirlendiği son dönemi oldukça kritik olarak değerlendiriyoruz. Aralık ayındaki Paris İklim Zirvesi’nde Kyoto Protokolü’nün ardından kurulacak yeni iklim değişikliği rejiminin temellerine katkı sunmak üzere Türkiye, sera gazı emisyonlarını 2030’a kadar mevcut referans modele göre yüzde 21 azaltma hedefini ortaya koydu. Bu hedefler güneş enerjisinde 10 GW, rüzgârda ise 16 GW’lık kapasitelere işaret ediyor.

Öte yandan yenilenebilir kaynaklardan elektrik üretiminin sosyal, çevresel ve toplumsal faktörleriyle maliyetinin orta-uzun vadede fosil yakıtlarla başa baş duruma gelebileceğini gösteren analizler bulunuyor. Kısacası yenilenebilir enerji teknolojileri her yıl daha hızlı bir şekilde gelişiyor ve maliyetler düşüyor. Yenilenebilir enerji maliyetleri azaldıkça, yatırımlar ve ilgi artıyor. Yapılan araştırmalar Avrupa’da PV güneş enerji sistemlerinin fiyatının önümüzdeki 10 yılda yüzde 75 oranında düşeceğini öngörüyor. Türkiye’de de maliyetlerin buna paralel olarak yüzde 50 civarında düşeceği tahmin ediliyor. Yaptığımız projeksiyonlar bugün toplam elektrik üretimi içerisinde yaklaşık yüzde 2 paya sahip olan güneş enerjisinin 2040 yılında yüzde 26 oranında pay alabileceğini gösteriyor. Bu çerçevede BNEF (Bloomberg New Energy Finance) işbirliğiyle bir güneş enerjisi raporu hazırladık. Bu raporun Türkiye’de güneş enerjisi alanında bir vizyon geliştirmesine öncülük edeceğine inanıyoruz.

  • İnsan, çevre ve doğal kaynakların korunması konularına dikkat ediyor musunuz? Yatırım ve projeleriniz açısından planlama, uygulama, üretim ve inşa aşamalarında önem verdiğiniz temel değerleri nasıl tanımlarsınız?

Dünya ve Türkiye ekonomisinin en dinamik sektörü enerjideki 20 yılı aşkın tecrübemizi, dengeli, etkili ve uzun vadeli yatırımlar yaparak büyüttük. Bu büyümeyi gerçekleştirirken ve yatırımcılara, hissedarlarımıza verdiğimiz ekonomik taahhütleri yerine getirirken, tüm faaliyetlerimizi, sosyal ve çevresel sorumluluklarımızı önceliklendiren bir anlayışla yürütüyoruz. Sürdürülebilirlik yaklaşımımızın temel prensiplerini, kurumsal yönetim ilkelerine bağlı ve sorumlu iş yapmak, çalışanlarımızın mutluluk, sağlık ve güvenliğini sağlamak, çevreyi ve doğal kaynakları korumak, paydaşlarımızla açık ve düzenli diyalog kurarak toplumsal ve kültürel hayata katkı sağlamak olarak tarif ediyoruz.

Enerji ve çevrenin insan yaşamındaki vazgeçilmezliği kapsamında sürdürülebilir enerjiyi, sürdürülebilir kalkınmanın önemli bir unsuru olarak değerlendiriyoruz. Türkiye’nin en önemli gereksinimlerinden biri olan enerjiyi, çevresel koruma ağırlıklı olmak üzere sürdürülebilir enerji politikasına uygun olarak doğru kaynaklardan ve en verimli şekilde sağlama anlayışıyla faaliyetlerimizi sürdürmeye devam edeceğiz.

Hem ülkemizin hem de Grubumuzun büyüme hedeflerine önemli etkisi olacak yerli ve yenilenebilir enerji kaynaklarıyla elektrik üretimi, toplumsal refahı doğrudan etkileyen güvenli ve sürdürülebilir enerji tedariki ve tüm bu öncelikleri yönetmek için bir ihtiyaç olan finansal performansı ve müşteri yönetimi, ekonomik konuların başında geliyor.

“Enerjimiz Çocuklar İçin” Projesi

Ekonomik, çevresel, toplumsal ve jeopolitik boyutlarıyla sürdürülebilir kalkınmanın vazgeçilmez bir bileşeni olan enerji politikasını, kurumsal sosyal sorumluluk felsefesi ile bütüncül bir yaklaşım içinde sürdüren Zorlu Enerji Grubu, bu bilincin geliştirilmesi için yürüttüğü faaliyetlerin arasında 2009 yılında başlatılan ve dört yılda Türkiye’nin dört bir yanında 180 bin çocuğa ulaşan “Enerjimiz Çocuklar İçin” projesi eğitimleri ile bugünün ve geleceğin en önemli sorunlarından biri olan enerji konusunda yarının karar vericilerinin bilinçlendirilmesi için çocuklara enerji kaynakları, üretimi ve kullanımı hakkında bilgi ve deneyimlerin aktarılması, yenilenebilir enerjinin önemi ve enerjinin tasarruflu kullanımı konularında farkındalık yaratmayı hedefliyor…

2015 yılında yeniden yapılandırılan projeyle Grup, 2015-2016 eğitim öğretim döneminde 5 pilot yatırım bölgesinde, 113 okulda yaklaşık 200 sınıf öğretmeni ile 8.750 öğrenciye okul oyunları konsepti ile daha etkin ve yoğun olarak ulaşmayı hedefliyor. Grubun sürdürülebilirlik yaklaşımının da vurgulandığı yeni dönemde, akademisyenlerden eğitim almış öğretmenler, ilkokul 3. ve 4. sınıf öğrencilerine haftada 1 ders saati süresince Milli Eğitim Bakanlığı’nın eğitim ve öğretim müfredatına paralel ve müfredat kazanımlarını destekleyecek biçimde uygulamalarını gerçekleştiriyor ve devamında eğlenceli okul oyunları ile öğrenilen bilgileri pekiştiriyor.

Grup aynı zamanda yatırım bölgelerinde başarılı ve sınırlı imkânlara sahip 252 üniversite öğrencisine burs olanağı sağlıyor.

Zorlu Enerji Grubu, tüm yatırım bölgelerinde yatırım öncesi sosyal ve ekonomik yönden etkilerini detaylıca analiz ederek, risk ve fırsatları belirliyor. Yatırım programlarını bu etkileri tüm yönleriyle göz önüne alarak belirleyen Grup, bölge ve ülke ekonomisine katma değer yaratacak olanakları proje yönetim planlarına yansıtıyor. Gerek yatırım gerekse işletme aşamasında yönetim planlarına entegre edilen bu olanaklar ile ortak fayda yaratılıyor.

Grup sadece etki azaltımı ve yönetimi değil, yatırım bölgelerinde biyoçeşitlilik araştırmaları yaparak nadir, endemik ve tehdit altındaki türleri belirliyor, bu türlerin korunması için in-sitü ve ex-sitü koruma planları geliştiriyor ve uyguluyor.

Sağladığı sera gazı azaltımı ve sürdürülebilir kalkınmaya katkısı nedeniyle 2010 yılında Gold Standard almaya hak kazanmış olan 135 MW kapasiteli Gökçedağ Rüzgâr Santrali, Grubun örnek yatırımlarından biri… Gösterdiği çevresel ve sosyal performans ile 2013 yılında Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası tarafından “Çevresel ve Sosyal Performans” kategorisinde Sürdürülebilirlik Ödülü’ne layık görülen santral, sürdürülebilirlik stratejisinin tüm iş süreçlerine yansıdığının bir göstergesi.

Günümüz ve geleceğimizin öncelikli çevre konularından biri olan iklim değişikliği, Zorlu Enerji Grubu’nun diğer çevre yönetimi unsurları gibi risk ve fırsatlarıyla bir arada değerlendirdiği öncelikli bir konu… İklim değişikliğine uyumlu yönetim, Zorlu Enerji Grubu’nun tüm paydaşlarıyla karşılıklı kaynak ve ihtiyaç analizine dayalı, çoğulcu bir anlayışla yürütülüyor. Grup, emisyon yönetimine ek olarak, toplumun dikkatini konuya çekmek ve karşılıklı çözüm üretmek üzere birçok platformda aktif rol üstleniyor. Bu bilinçten hareket eden Zorlu Enerji Grubu, sürdürülebilirlikle ilgili yönetilecek etki alanlarını belirlerken, doğal kaynakların azalması ve enerji arz güvenliği gibi yaşamsal konular kadar toplumsal ve çevresel etki analizine de üst düzeyde önem veriyor.

Bu kapsamda Grup, Ulusal İklim Değişikliği Stratejik Planı doğrultusunda emisyon ölçüm ve azaltım çalışmalarını etkin sürdürüyor. 2011 yılında sera gazı emisyolarının ölçülmesi ve raporlanması ilkelerini kapsayan ISO 14064-1 belgesini alan ilk Türk enerji şirketi oldu.

Şirketlerin, yatırımcıların ve hükümetlerin iklim değişikliği tehdidine karşı önlem almalarını sağlayacak bilgileri toplamak ve paylaşmak amacıyla başlatılan CDP (Karbon Saydamlık Projesi) projesine ise 2010 yılında katılan Grup, halka açık şirketlerin sera gazı salım miktarlarını ve iklim değişikliğiyle ilgili risk yönetim politikalarını şeffaf bir şekilde duyuran ilk enerji şirketi oldu. Proje, halka açık şirketlerin sera gazı salım miktarlarını ve iklim değişikliğiyle ilgili risk yönetim politikalarını, kurumsal yatırımcıların, şirketlerin, kamu kuruluşlarının ve akademisyenlerin de dâhil olduğu geniş bir kitleye duyuruyor.

  • Enerjide ithalata bağımlı bir ülke olarak eleştirilen Türkiye’de enerji potansiyelini yeterli görüyor musunuz? Bu anlamda dışa bağımlılığı azaltmak için diğer serbest üretim şirketlerine önerileriniz neler olur?

Enerji ihtiyacımızı yeterli, kaliteli, kesintisiz ve makul fiyatlarla karşılamamız gerekiyor. Elektrik talebinin 2030 yılına kadar bugünkü seviyenin 2,5 katına çıkarak, 620 TWh’ye yükselmesi bekleniyor. Büyüme hedeflerimizi karşılayabilmek için 2023 yılına kadar mevcut kurulu gücümüzü yüzde 57 artırarak 110 bin MW’ye çıkarma hedefindeyiz. Elektrik talebini karşılamak için son dönemde Türkiye’nin enerji politikasında öne çıkan kaynak seçenekleri arasında yenilenebilir enerji, yerli ve ithal kömür ile nükleer enerji var. Zorlu Enerji Grubu olarak bu kaynaklara, sermaye ve işletme maliyetleri ile dış ticaret dengesi ve sera gazı emisyonları üzerindeki olası etkilerini bütüncül bir anlayışla değerlendirerek yatırım yapmamız gerektiğine inanıyoruz.

  • Enerji alanında 2016 ve sonrası için uzun vadeli hedefleriniz nelerdir?

Zorlu Enerji Grubu olarak küresel enerji trendlerini yakından takip ediyoruz. Enerjide arz güvenliği için yurt içinde ve yurt dışında yerli, yenilenebilir kaynaklara odaklı yatırımlarımıza devam edeceğiz. Bu strateji çerçevesinde önümüzdeki dönemde 2016’da Osmaniye’deki ikinci rüzgâr santralimiz, Sarıtepe Demirciler bölgesindeki 80,3 MW’lık santrali devreye alacağız. Ayrıca 100 MW’lık jeotermal enerji santralimiz Kızıldere III’ün inşaat çalışmalarına başlayacağız. Yukarıda bahsettiğimiz güneş enerjisi santrali çalışmalarımızda da gelişmeler yaşayacağımızı öngörüyoruz.  Uzun vadede 2,160 MW’lık, 2020’ye kadar ise 1,384 MW’lık bir kapasiteyi hedefliyoruz.

  • Verdiği bilgiler için Sayın Sinan Ak’a teşekkür ederiz.

Comments are closed.