LİSANSSIZ ÜRETİM NEDEN TERCİH EDİLİYOR? | Enerji ve Maden Dergisi

LİSANSSIZ ÜRETİM NEDEN TERCİH EDİLİYOR?

24 Eylül 2015
Comments 0

Etiketler , , , , ,

“Lisanssız elektrik üretimi, EPDK’dan lisans alma ve bunun için ayrı bir şirket kurma zorunluluğu olmadığı için tercih ediliyor.” diyen Lisanssız Elektrik Üretimi Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Yalçın Kıroğlu, haberlere konu olan lisanssız elektrik pazarındaki sorunlar ve dernek faaliyetleri hakkındaki sorularımızı yanıtladı.

  • Öncelikle Lisanssız Elektrik Üretimi Derneği’ni (Lİ-DER) tanıyabilir miyiz? Hangi tarihte ve hangi amaçla kuruldu?

Derneğimiz, Haziran 2012 tarihinde, ülkemizde lisans almadan elektrik üretimine yönelik faaliyetlerin etkinleştirilmesi ve geliştirilmesini sağlamak, bu konuda çalışmalar yapan kişi ve kuruluşlara destek vermek, tüm Türkiye’de lisanssız elektrik kullanımının artması için çalışmak, konu ile ilgili çeşitli düzenleme standartlarının oluşumuna öncülük etmek amacı ile kurulmuştur.

  • Lisanssız üretim neden tercih ediliyor?

Bildiğiniz gibi elektrik sektörü, üretim açısından iki ana başlıkta toplanabilir. Biri EPDK’dan lisans almak sureti ile yapılan elektrik üretimi, ikincisi hem kanun hem de lisanssız elektrik üretimi yönetmeliği kapsamında EPDK’dan lisans almadan yapılabilecek lisanssız elektrik üretimi sistemleridir. Lisanssız elektrik üretimi, EPDK’dan lisans alma ve bunun için ayrı bir şirket kurma zorunluluğu olmadığı için tercih ediliyor.

Lisans konuları EPDK’nın açıklamış olduğu tarihlerde ve kapasitelerde başvurular için yapılabiliyor. İsteyen, ‘ben lisans almak istiyorum’ dediğinde, herhangi bir zaman lisans alabilme, bunun için başvuru dahi yapabilme imkânı yok. EPDK ne zaman lisans vereceğini açıklarsa o zaman lisans başvurusu yapılabilmektedir. Bu açıdan baktığınızda, bildiğiniz üzere ilk lisans başvuruları güneş enerjisinde 600 MW olarak geçtiğimiz yıl yapılmış. İkinci bir lisans çalışması aradan uzun süre geçmesine rağmen başvuru dahi yapılabilir durumda değildir.

İşte bu nedenlerden dolayı insanlar kendi elektriğini üretmek, tüketim fazlasını elektrik şebekesine satmak veya yatırım amaçlı ürettikleri elektriği şebekeye vermek amacı ile lisanssız elektrik sektöründen yararlanabiliyor. Lisanssız elektrik üretimi yer açısından da yatırım açısından da çok büyük esnekliklere sahiptir. O nedenle şu anda 8 binin üzerinde bir başvuruya ulaşarak, bunların 3 bin 600 adetlik kısmı yani neredeyse yarısı, şebekeden bağlanabilirlik onayı dediğimiz birinci aşamayı tamamlayıp, çağrı mektubunu almaya hak kazandılar. Bu başvuru sahipleri ikinci adım olan proje onayı ile işlemlerine devam edecekler.

  • Lisanssız elektrik üretiminde uygulanan 1 MW sınırın işletmeler ve kurulum maliyetleri açısından avantajları olduğunu düşünüyor musunuz ya da dezavantajları nelerdir?

1MW’lık elektrik üretim tesisi büyük bir elektrik üretim tesisidir ve maliyet açısından, 500 KW’a oranla çok daha fazla avantaj sağlar. 1 MW sınırı özellikle güneş tarafında avantaj getirirken, rüzgâr tarafında üreticilerin üretmiş olduğu türbin modellerinin ağırlıkta 2 MW ve üzerinde olmaları nedeni ile dezavantaj oluşturmaktadır. Özellikle rüzgâr tarafında üreticilerdeki 1 MW’lık ürün sayısı yok denecek kadar azdır. 1 MW ve altı modellerde KW başına hem maliyet daha yüksek olabilmekte hem de ürün çeşitliliği anlamında oldukça kısıtlama getirmektedir. Bu nedenle özellikle rüzgârdan lisanssız elektrik üretmek isteyen sistemler için sınırın, Bakanlar Kurulu kararı ile 3,5 MW’a çıkması çok büyük fayda sağlayacaktır.

  • Dolar kurunda yaşanan yükselişin enerji sektörüne yansımalarını nasıl değerlendiriyorsunuz? Bu anlamda enerji fiyatlarındaki zam oranlarının, şirketlerin maliyetlerindeki etkisi nedir?

Dolar kurunda yaşanan yükselişin enerji sektörüne 2 türlü etkisi vardır. Enerji sektöründe, ‘ham madde‘ye bağımlı olarak elektrik üretimi yapan doğal gaz gibi santrallerin elektrik üretim maliyetleri artmakta, bu da Türkiye’deki elektriğin satış fiyatına negatif etki etmektedir. Bu anlamda da ‘elektrik fiyatları‘nın artışına yönelik bir etkisi olacaktır. İkinci anlamda ise lisanssız elektrik üretim sektöründe kurulacak olan sistemlerin dolar kurundaki oynama ile çok fazla bir ilgisi yoktur. Çünkü sistemlerde kullanılan ürünlerin yüzde 70-80’i döviz bazlı olarak kurulmakta, şebekeye verilen elektriğin karşılığının hesaplama fiyatı da dolar bazında olduğundan lisanssız elektrik üretim sektörüne çok fazla bir etkisi yoktur. Fakat psikolojik olarak yatırımların daha yavaşlaması konusunda etkisi düşük de olsa görülmektedir.

  • Son olarak Lİ-DER’in faaliyetlerine de değinir misiniz?

Sektörümüzün önde gelen paydaşları ile lisanssız elektrik üretimi konusunda çalışma yapan kişi ve kuruluşlara destek vermek amacıyla kurulan Lİ-DER, 2.Olağan genel kurulunu 23.05.2015 tarihinde İstanbul Dedeman Otel’de gerçekleştirdi. Derneğimiz 2.Olağan Genel Kurulu’nu yaparak, 3 yıllık ilk dönemini tamamlamış oldu.

Birinci dönemimizde özelikle lisanssız elektrik üretim bilincinin oluşması, kişi ve kurumların bu sektöre ilgi göstermesini amaçlayarak, konuyla ilgili şehir etkinlikleri, uluslararası işbirlikleri, pek çok konferans ve seminere katılarak faaliyetler yürütmüş idik. Yaklaşık 8 bine yakın, kendi elektriğini üretmek isteyen kişi ve kurumların başvuruda bulunmasıyla sektörün geldiği konuma bakarak, hedeflerimize ne denli ulaştığımızı görüyoruz. Bundan sonra da sektörün talepleri doğrultusunda gelişmesi amacıyla çalışmalarımız daha hızlı bir şekilde devam edecektir.

Bütçe kabulünün ardından yeni dönem Yönetim ve Denetim Kurullarının seçimine geçildi. Bu seçim sonucunda yeni Yönetim Kurulu şu şekilde oluştu:

Yönetim Kurulu Asil Listesi   Kurum

Yalçın KIROĞLU                              MARS ENERJİ

Mürşat ÖZKAYA                               İSO

Mükremin ÇEPNİ                            TEDAŞ

Hilmi BAŞTÜRK                              TEMSAN

Halil KORKMAZ                              BORAS Enerji

Egemen SEYMEN                            C-SUN

Özlem YEŞİLTAN                            EKSUN Enerji

Serhan SÜZER                                  SÜZER Holding

Feraye GÜREL                                  PENNYWELL

Burak GÜNER                                  SIEMENS

Ali SARIGÖZ                                     TES

Yönetim kurulu da kendi içerisinde ilk toplantısını yaparak, beni tekrar 2. Dönem için Yönetim Kurulu Başkanlığı’na seçti. Yönetim Kurulunun 6 olan sayısını 11’ e çıkararak, özelikle kamu tarafından iki üst düzey yöneticinin aramıza katılması ile beraber ilişkilerin daha da gelişeceğini, sektöre daha fazla çözümü ve faydayı daha kısa sürede sunabilecek hale geleceğimizi söyleyebiliriz.

  • Enerji ve Maden Dergisi’nin talebini geri çevirmeyip, sorularımıza içtenlikle verdiğiniz yanıtlar için teşekkür ederiz…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir