Maden İşçilerinin En Güçlü Savunucusu MADEN-İŞ | Enerji ve Maden Dergisi

Maden İşçilerinin En Güçlü Savunucusu MADEN-İŞ

1 Şubat 2016
Comments 0

Etiketler , , , , ,

“Biz işçi sendikasıyız. Kimse ile hiçbir şekilde kirli pazarlık içinde olmadık olmayız.” ifadeleriyle maden işçilerinin en güçlü savunucusu olarak yazdığımız ismi hak eden Türkiye Maden İşçileri Sendikası’nın Değerli Başkanı Nurettin Akçul, bizleri kırmayıp sektöre ilişkin sorularımızı yanıtladı.

“Enerji üretiminde dışa bağımlı olmaktan kurtulmamızın aciliyeti ortadadır.”

maden_iş_başkanÖncelikle Rusya ile yaşanan kriz nedeniyle bir kez daha hatırlamak zorunda kaldığımız enerji bağımlısı ülke olarak Türkiye’nin yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelmesi gerekiyor mu? Bu anlamda neden kömür ve diğer yerel kaynaklar tercih edilmeli?

Tabii ki ülkemizin ‘yenilenebilir enerji kaynakları‘na yönelmesi gerekiyor. Toplam elektrik üretiminin %34,73’ünün ithal edilen ‘doğal gaz‘dan, %9.54’ünün ise ‘ithal kömür‘den elde edildiğini düşünecek olursak durumun vahameti apaçık görülecektir.

Sadece doğal gazın %54’ünü Rusya’dan sağlayan ülke durumundayız, ithal kömürün de büyük bir kısmını Rusya’dan sağlamaktayız. İran’ı da katarsak, ithal ettiğimiz doğal gazın %72’sini sadece bu iki ülkeden sağlamaktayız.

Enerji üretiminde dışa bağımlı olmaktan kurtulmamızın aciliyeti ortadadır. Türkiye’nin sahip olduğu doğal kaynaklar potansiyel bakımından buna fazlasıyla cevap verebilecek durumdadır.

Maden sektöründe öne çıkan sorunlar hakkında ne söyleyebilirsiniz?

Madencilik sektöründeki sorunların çözümü için öncelikle kendi alanında kurumsallaşmış bir sektör olarak önü açılmalı ve teşvikler uygulanmalıdır. Sektörün, madencilik define avcılığına dönüştürülmesi de böylece engellenmiş olacaktır.

Maden facialarını önlemek için yeni adımlar atıldı mı? Sizce bunlar yeterli mi? Bu konuda çözüm önerileriniz nelerdir?

13 Mayıs Soma faciası maden facialarından bir milat olmuştur. Hükümet bu konuda olabilecek tüm hukuki düzenlemeleri çalışanlar lehine yerine getirdi. Türkiye Maden İşçileri Sendikası olarak müteşekkiriz ama bir önerimiz daha var. Madencilikte yapılan tüm bu olumlu düzenlemeler ‘Maden İş Kanunu’ başlığı altında 176 sayılı İLO sözleşmesini de kapsayacak şekilde derlenip toplanmalı ve bu dağınıklık ortadan kaldırılmalıdır. Ama görülüyor ki faciaların önlenmesi için bu da yeterli olmayacaktır.

Toplumun tüm kesimlerinin destekleriyle uzun vadeli önleme kültürünün oluşturulması gerekecektir. Burada bizlere de çok önemli görevler düşmektedir.

kömür_maden

Türkiye Maden İşçileri Sendikası olarak sektörün gelişimi açısından devletten ve özel sektörden beklentileriniz nelerdir?

Ülkemizin ihtiyacı olan enerjinin yerli maden kaynaklarından karşılanması öncelikli hedef olmaktadır. Sanayinin ihtiyacı olan ucuz enerji üretiminin sağlanması ve bu enerjinin sürekli ve güvenilir olması bakımından, yerli maden kaynaklarımızın kullanılması kaçınılmaz bir gerekliliktir. Bu nedenle öngörülebilir, planlanabilir ve denetlenebilir bir enerji kaynağı konumundaki Linyit madenlerimiz, elektrik üretiminde Linyitle çalışan termik santraller aracılığıyla maksimum düzeyde değerlendirilmelidir. Bu alanda özel girişimcilerin yatırım yapmaları özendirilmelidir ve teşvik edilmelidir. Linyit rezervleri 14 milyar ton olarak tespit edilmiştir. Linyit rezervlerinin bir an önce milli ekonomiye kazandırılması gerektiği düşüncesindeyiz.

Sektör açısından uzun vadeli hedeflere de değinir misiniz?

Yeraltı kaynaklarımızın M.T.A Enstitüsü tarafından araştırılıp maden haritasının yeniden güncellenmesi, dolayısıyla bu alana daha fazla yatırım yapılması gerektiğine inanıyoruz.

  • Sayın Nurettin Akçul’a verdiği bilgiler için teşekkür ederiz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir