ENERJİ PİYASALARINDA DÖNÜŞÜM RÜZGARLARI | Enerji ve Maden Dergisi

ENERJİ PİYASALARINDA DÖNÜŞÜM RÜZGARLARI

22 Ekim 2016
Kategori
Son Haberler
Comments 0

Etiketler , , , , ,

Ekonomi Gazetecileri Derneği üyesi Pelin Cengiz’in hazırladığı ”Enerji Piyasalarında Dönüşüm Rüzgarları”, ”5 Madde ile küresel piyasalardaki gelişmeler” konulu yazıyı haberimizde okuyabilirsiniz.

5 Madde ile küresel piyasalardaki gelişmeler

İstanbul’da düzenlenen 23. Dünya Enerji Kongresi kapsamında, enerji alanındaki dönüşüm, en önemli tartışma konularının başında geliyor. Özellikle, 196 ülkenin imzaladığı ve 73 ülkenin bir yıldan kısa bir sürede onayladığı Paris İklim Anlaşması enerji piyasalarındaki dönüşümün temel nedenleri arasında gösteriliyor. Paris İklim Anlaşması’nın etkileri uluslararası finans ve enerji piyasalarında hemen 2016 başından itibaren hissedilmeye başladı. 2016 yılında enerji ekonomisi alanında yaşanan bu gelişmeler, enerji politikalarının küresel düzeyde dönüşmeye devam edeceğini gösteriyor.

Paris Anlaşması öncesinde başlayan fosil yakıtlardan temiz enerjiye dönüşüm rüzgarı, tüm yıl boyunca enerji piyasalarının en önemli gündem maddesi oldu.

1) Küresel sermaye fosil yakıtları terk ediyor

Dünyanın en önemli finans kuruluşları ve şirketleri 2015 yılından itibaren fosil yakıt şirketlerine yatırım yapmayacaklarını ve var olan yatırımlarını geri çekeceklerini ifade etmeye başlamıştı. 2016 yılında bu süreç hızlandı. Dünyanın büyük refah fonu olan 900 milyar dolarlık Norveç Varlık Fonu Şubat 2016’da 73 kömür ve petrol şirketindeki yatırımlarını elden çıkardı. Kopenhag kenti, Rockefeller Aile Fonu ve Yale Üniversitesi gibi önemli fonlar da benzer bir biçimde kömür şirketlerindeki yatırımlarını geri çekti.

Aynı zamanda bankalarda da benzer gelişmeler yaşanıyor. Dünyanın en büyük özel bankalarından olan JP Morgan, 30 OECD ülkesindeki yeni kömür yatırımlarına bundan sonra fon vermeyeceğini belirtirken, Deutsche Bank da, kömür projelerine finansman sağlamayacağını açıkladı.

Dünya Bankası, Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası, ING, Credit Agricole ve HSBC gibi birçok özel banka, Axa, Allianz gibi özel sermaye fonları ve finansal kurumlar da kömür finansmanını istisnai koşullarla sınırlandırdıklarını veya bu yatırımlardan çekildiklerini açıkladı.

2) Kömür şirketleri kepenk kapatıyor

2016 yılı, ABD’den Avustralya’ya bir çok ülkede dünyanın en büyük kömür şirketlerinin iflas haberleri ile hatırlanacak bir yıl olarak tarihe geçiyor. İflaslar, ocak ayından itibaren bir bir ilan edilmeye başlandı.

ABD’nin en büyük ikinci büyük kömür şirketi olan Arch Coal, Ocak 2016’da kömür talebindeki azalma ve artan çevresel düzenlemelerden dolayı iflas ilan etti. Daha Arch Coal haberlerinin etkisi geçmeden bu kez dünyanın en büyük özel kömür şirketi iflasını ilan etti. ABD’li Peabody Peabody Energy nisanda ABD’ye iflas koruma başvurusu yaptı. Peabody Energy’nin iflası, 10 milyar dolarlık borcuyla tarihteki en büyük enerji sektörü iflaslarından biri olarak gösteriliyor.

2016 yılında iflas etmeyen kömür şirketleri ise zarar ilan etti. Dünyanın en büyük madencilik şirketlerinden Avustralya merkezli BHP Billiton, 6,4 milyar dolarla tarihinin en büyük zararını açıkladı. Yine dünyanın en köklü maden şirketlerinden 140 yıllık Rio Tinto da, kömür yatırımlarını finansal sebeplerden azaltacağını açıkladı.

3) Elektrik üretiminde “kömüre güle güle” çağı

Enerjide Paris etkisi, politika yapıcıların da kömürlü termik santrallere bakışını değiştirmeye başladı. Bir yandan gelişmiş ülkeler kömürlü termik santralleri kapatma kararı alırken, diğer bir yandan Hindistan ve Çin gibi gelişmekte olan ülkelerde ise yeni kömürlü termik santral projelerinin iptal haberleri gelmeye başladı.

Mart 2016’da kapatılan Langerlo termik santrali ile, Belçika’da kömürden elektrik üretimi son buldu. Belçika, enerjiye geçen yedinci AB üyesi ülke olarak dikkat çekti. Dünya’da ilk termik santralin inşaa edildiği İngiltere ise 2025 yılına kadar tüm termik santrallerini kapatacağını açıkladı, benzer açıklamalar Avusturya (2025), Portekiz ve Finlandiya’dan (2020) da geldi.

Gelişmekte olan ülkelerde de kömürden kaçış son hızıyla devam ediyor. Dünyanın en büyük ekonomilerinden olan Hindistan toplam kapasitesi 16 GW’ı bulan dört yeni kömür santrali planını iptal etti. Benzer bir şekilde Vietnam ise 17 GW’lık inşa halindeki santrallerin yapımını durdurdu.

Kömür piyasalarını etkileyen en önemli haberlerden biri de Çin’den geldi. Dünyanın en büyük ikinci ekonomisi olan Çin’de de kömür talebinde daralma yaşanıyor. Ülkede kömür pazarı yüzde 7.5 daralma yaşadı. Çin’de kömür tüketiminin doygunluğa ulaştığı ve bundan sonra da giderek azalmaya devam edeceği belirtiliyor.

Küresel kömür tüketiminin neredeyse yarısı Çin’de gerçekleşiyor. Bu yüzden Çin’deki daralma, kömürün artık enerji üretiminde devrinin yavaş yavaş kapandığının en büyük göstergesi olarak gösteriliyor.

4) Yenilenebilir enerjide rekorlar yılı

Başta kömür olmak üzere fosil yakıtlardan kaçan piyasalarda rüzgarlar yenilenebilir enerjiden yana esiyor. Aslında, yenilebilir enerjide dönüşüm sinyalleri, özellikle yenilenebilir enerji alanıdaki teknolojik gelişmeler ve aşağıya doğru sürekli düşen maliyetler sayesinde çok daha önce başlamıştı:

IRENA’nın (Uluslararası Yenilenebilir Enerji Ajansı) Yenilenebilir Kapasitesi İstatistikleri 2016 raporuna göre, 2015’te yenilenebilir enerji tarihteki en hızlı büyümeyi gerçekleştirerek, 152 GW’lık artışla yüzde 8,3 büyüyerek rekor kırdı. Tüm dünyadaki yenilenebilir enerji kurulu gücü de 1,985 GW’a ulaştı.

Ancak, 2016 bu sinyallerin daha güçlü yaşandığı bir yıl oldu. Özellikle güneş sektöründe düşük fiyat rekorları kırıldı. Ağustos ayında Şili’de güneşe sadece 2.91  USD cent (8.9 kuruş) /kwh fiyat teklifi verildi. Bu küresel rekorun üzerinden sadece bir ay bile geçmemişken, başka bir rekor da Dubai’de yaşandı. Eylül ayında yapılan ihalede Dubai’de sadece 2.46 USD cent / kwh fiyat teklifi verildi. Bu rekorun da ömrünün çok uzun sürmesi beklenmiyor.

5) Yenilebilir enerjiye dönüşüm giderek hızlanıyor

ABD’de 17 eyalet ekonomilerini karbonsuzlaştırmak ve yenilenebilir enerjiye dönüşümü hızlandırmak için bir Yenilenebilir Enerji Koalisyonu kurdu.

Enerjide yenilenebilire dönüşüm, gelişmekte olan ülkelerde de hızlandı. Dünyanın karbon emisyonlarından en fazla sorumlu olan ülkesi Çin, yenilenebilir enerji üretiminin elektrik sistemine entegrasyonunu geliştirmek için 50 trilyon dolarlık küresel ağ planı açıkladı. Asya, Avrupa, Amerika ve Afrika’yı kapsayan şebeke planının 2050’ye kadar yürürlüğe girebileceği ifade edildi.

Yine geçtiğimiz aylarda açıklanan bir rapor, yenilenebilir enerjiye yapılan yatırımların, kömür ve doğalgaza yapılan yatırımların iki katına çıktığını ortaya koydu. Bloomberg Yeni Enerji Finansmanı’nın Birleşmiş Milletler Çevre Programı ile beraber yayınladığı Yenilenebilir Enerji’de Küresel Gelişmeler raporuna göre, 2015’te yenilenebilir enerjiye 265,8 milyar dolarlık kapasite yatırımı yapılırken, kömür ve doğal gaza ise 130 milyar dolarlık yatırım yapıldı.

Diğer yandan, 1,2 trilyon dolar varlığı yöneten çok uluslu sigorta şirketleri, G20 ülkelerine, 2020’ye kadar fosil yakıt teşviklerinin kaldırılması yönünde karar almaları için çağrı yaptı. Dünyanın en büyük sigorta şirketleri, Sigorta Uzmanları Enstitüsü ve Open Energy ile birlikte ortak bir bildiri yayınlayarak, hükümetleri, kömür, gaz ve petrolü desteklemenin riskleri konusunda uyardı. ODI (Overseas Development Institute) ve OCI’nin (Oil Change International) yaptığı araştırmaya göre, G20 ülkeleri her yıl fosil yakıt teşviklerine 444 milyar dolar harcıyor. Dünyanın en büyük sigorta şirketleri, yayınladıkları ortak bildiri ile G20 liderlerini geçmiş yıllarda sadece sözde kalan kalan fosil yakıtları terk etme kararını bir takvime oturmaya çağıran bir bildiri yayınladı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir