MADENLERDE DEVLET HAKKI PAYLARI VE BU PAYLARIN VERGİSEL BOYUTU | Enerji ve Maden Dergisi

MADENLERDE DEVLET HAKKI PAYLARI VE BU PAYLARIN VERGİSEL BOYUTU

29 Ocak 2016
Comments 0

Etiketler , , , , ,

sebahattin_gülGİRİŞ

Maden ruhsat sahibi işletmeler yaptıkları üretim miktarları üzerinden devlet hakkı ödemekle yükümlüdürler.

Maden işletmeleri kimi zaman madenciliğin doğasından kaynaklanan çeşitli olumsuzluklar nedeniyle kendi üretim miktarlarıyla satış taahhütlerini yerine getirememekte, böyle durumlarda taahhütlerini yerine getirebilmek için zorunlu olarak, kimi zaman kendi üretim maliyetlerine göre daha ucuz, daha kârlı buldukları için başka üretim veya ticaret işletmelerinden maden cevheri satın alabilmektedirler. Başka işletmelerden satın alınan maden cevherlerinin muhasebe sistemi ve satış bilgi formları üzerinde nasıl izleneceği ve devlet hakkının ne şekilde hesaplanacağı ise zaman zaman farklı uygulamalara neden olmaktadır. Bu makalemizin konusu, üretimlerinin yanı sıra başka işletmelerden hazır ürün olarak maden cevheri satın alan işletmelerin satış bilgi formlarının mükerrer devlet hakkı beyanına yol açmayacak şekilde nasıl düzenlenmesi gerektiğini açıklamaya çalışmaktır.

1-) Devlet Hakkının Tanımı ve Oranı

3213 sayılı Maden Kanununa göre maden ruhsat sahibi işletmelerin yaptıkları üretim miktarları üzerinden, devlet hakkı payı ödemeleri gerekmektedir. Devlet hakkı payı, anılan Kanunun 3. maddesinde, “maden istihracı ile sağlanacak gelirden devlet payına düşen kısım” olarak tanımlanmıştır. Bu tanımda geçen “istihrac” sözcüğünün anlamı Türkçe sözlükte; meydana ve harice çıkarma, yer altından ve tabiattan bir kısım değerler çıkarma, maden cevheri çıkarma anlamına gelmektedir.

Maden Kanunu Uygulama Yönetmeliğinin 76. maddesinde “Ocak başı satış tutarı üzerinden alınır. Ocak başı satış tutarı ocaktan üretilen tüvanan cevherin bedelidir.” şeklinde tanımlanmıştır. Tüvanan cevherinin manası ise, cevherin madenden çıkarılmış olduğu andaki doğal şeklidir.

Üretilen madenlerden alınacak Devlet Hakkı, I. Grup ve V. Grup madenler ile mıcır, kaba inşaat, baraj, gölet, liman, yol gibi yapılarda kullanılan her türlü yapı hammaddelerinde ocak başı tüvanan satış tutarının %4‘ü, II., III. ve IV. Grup madenlerde %2‘sidir.

Devlet hakkına esas olan ocak başı satış tutarı;       

a)Ocak başından satılan cevherin tutarı,

b)Üretilen cevherin ruhsat sahibinin kendi tesisinde kullanılması durumunda, benzer işletmelerdeki ocak başı satış tutarı,

c)Tüvanan cevherin ocak dışında satılması durumunda, yol masrafları çıkarılarak tespit edilecek ocak başı satış tutarı,

d)Üretilen cevherin ruhsat sahibinin kendi tesisinde kullanılması durumunda, benzer işletmelerdeki ocak başı satış tutarının tespit edilememesi halinde, ocak başı üretim maliyetinin %30 fazlası, göz önüne alınarak belirlenir, denilmiştir.

Yukarıdaki hükümlerin değerlendirilmesinden devlet hakkının ocaktan üretilen tüvanan cevherin ocak başı satış fiyatı üzerinden hesaplanması gerektiği sonucu ortaya çıkmaktadır.

Maden Kanunu’nun 14. maddesine göre, devlet hakkını ödemesi gereken kişi ve kurumlar maden ruhsat sahibi olan maden üretim işletmeleridir. Rödovans karşılığı maden işletmeciliği yapan bu kişi ve kuruluşlar, hukuki dayanağı olmaksızın, yani ruhsat sahibi olmadıkları, maden kanununda devlet hakkı ödeme yükümlülüğünde olan kuruluşlar arasında sayılmadıkları halde, uygulama yönetmeliğinde yapılan düzenlemeye istinaden mükellef sayılmışlardır. Dolayısıyla hem maden ruhsat sahibi işletmeler hem de yukarıda belirtilen rödavanslı sahaları işleten işletmeler, yaptıkları üretim miktarları üzerinden devlet hakkı ödemekle yükümlüdürler. Rödovans, maden ruhsat alanlarının sahibi tarafından sözleşme ile özel veya tüzel bir kişiye bir süre terk edilmesi durumunda, maden ocağının işletilmesini üstlenen özel veya tüzel kişinin ruhsat sahibine ürettiği her bir ton maden için ödemeyi taahhüt ettiği bir tür maden kirası olarak tanımlanabilir. Üretilen maden miktarları üzerinden alınacak devlet hakkının hesaplanması ve beyanında bu işletmeler açısından özellikli bir durum ve ihtilaf söz konusu bulunmamaktadır.

Ancak, yukarıda bahsedilen bazı zorunlu nedenlerden dolayı başka üretim veya ticaret işletmelerinden maden cevheri satın alabilmektedirler. Bu şekilde satın alınan maden cevherinin devlet hakkı önceki safhalarda, cevherin satın alındığı işletme üretim işletmesiyse onun tarafından, ticaret işletmesi ise ticaret işletmesinin madeni satın aldığı üretici işletme tarafından beyan edildiğinden mükerrer ödemeye yer vermemek açısından ticari mal, hazır ürün olarak satın alınan bu madenler satın alan maden işletmesinin devlet hakkı beyanında dikkate alınmayarak, satış bilgi formuna işlenmemelidir.

Çünkü uygulamalarda, ticari olarak alım satıma konu olan maden cevherleri üzerinden değil üretilen maden cevheri üzerinden devlet hakkı alınmasını öngörmekte ve maden cevherinin yeryüzüne çıkarıldığı ilk safhada vergilendirilmesini istemektedir. Sonraki safhalarda devlet hakkı hesaplanması ve beyanı ise maden kanunu ve uygulama yönetmeliği hükümlerine göre söz konusu değildir.

2-) Devlet Hakkı Payı Oranı

3213 sayılı Maden Kanununun 14. maddesinde Devlet hakkının;

a)I. Grup ve II. Grup (a) bendi madenler ile mıcır, kaba inşaat, baraj, gölet, liman, yol gibi yapılarda kullanılan her türlü yapı hammaddelerinde ocak başı satış fiyatı boyutlandırılmış ve/veya yıkanmış olarak satılan fiyatı olup, bu madenlerden %4,

b)II. Grup (b) bendi madenlerde %2, ancak bu madenlerin yurt içindeki kendi tesisinde işlenerek uç ürün haline getirilmesi durumunda %1,

c)III. Grup ve V. Grup madenlerde %4,

ç)IV. Grup madenlerde %2, ancak Altın, Gümüş ve Platin madenlerinde %4,

d)VI. Grup madenlerden %4, oranında alınır.

Ruhsat sahibi tarafından beyan edilen ocak başı satış fiyatı Bakanlık tarafından denetlenir ve eksik beyanlar tamamlattırılır. Hazinenin özel mülkiyetinde veya Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerde yapılacak madencilik faaliyetlerinden Devlet hakkı %30 fazlasıyla alınır. Devlet hakkı işletme ruhsat harç miktarından az olamaz.

IV.Grup (c) bendi madenlerin yurt içinde ve kendi entegre tesisinde kullanılarak metal hale getirilmesi halinde ödenmesi gereken Devlet hakkının %50’si alınmaz.

Yeraltı işletme yöntemi ile üretim yapılması durumunda ödenmesi gereken Devlet hakkının %50’si alınmaz.

Altın, gümüş ve platin madenleri bu madde ile getirilen herhangi bir özel indirimden istifade edemez. Ayrıca, diğer madenlerden bu madde kapsamında belirtilen özel indirimlerden istifade edenler, bu Kanunun 9 uncu maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen teşviklerden yararlanamaz.

3-) Devlet Hakkının Beyanı ve Ödenmesi

Uygulamada sıkça karşılaşılan konulardan birisi de şirketlerin Maden Kanununa göre ödemeleri gereken Devlet hakkı payını, maden üretiminin gerçekleştirildiği hesap döneminin mi yoksa bu tutarın hesaplandığı ve ödendiği hesap döneminin mi kurumlar vergisi matrahının tespitinde gider olarak dikkate alınacağına ilişkindir. Örneğin, 2015 yılına ilişkin olarak 2016 yılı Haziran ayının sonuna kadar tahakkuk ettirilerek ödenen Devlet Hakkı payı, 2015 hesap döneminin mi, yoksa ödemenin yapıldığı 2016 hesap döneminin mi kurumlar vergisi matrahının tespitinde gider olarak dikkate alınacak?

Madenlerde Devlet hakkı payının beyanı ve ödenmesi konusunda birisi Maden Kanunu ve diğeri Uygulama Yönetmeliği olmak üzere aşağıdaki iki düzenleme bulunmaktadır:

3213 Sayılı Maden Kanunu’nun 14. maddesinde Devlet hakkı ve özel idare payının, her yıl Haziran ayının son günü mesai bitimine kadar ruhsat sahibi tarafından yatırılacağı hüküm altına alınmıştır.

Maden Kanunu Uygulama Yönetmeliğinin 75. maddesinde ise ruhsat sahibinin her yıl Nisan ayı sonuna kadar bir önceki yıl gerçekleştirdiği, işletme faaliyetleri ile ilgili olarak her işletme izni için ayrı ayrı satış bilgi formu doldurarak Genel Müdürlüğe vermek zorunda olduğu belirtilmiştir.

Kanun ve Yönetmelik hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinde, maden ruhsat sahiplerinin öncelikle içinde bulundukları yılın Nisan ayı sonuna kadar bir önceki yıl gerçekleştirdikleri satışlarla ilgili satış bilgi formunu doldurarak Maden İşleri Genel Müdürlüğüne vermeleri, form üzerinden hesapladıkları devlet hakkı payını da Haziran ayının son gününe kadar ödemeleri gerekmektedir. Buradan da anlaşılacağı üzere, bir önceki yılda gerçekleştirilen satışlarla ilgili verilmesi gereken bilgi formu ve bu formda belirtilen tutarlar üzerinden devlet hakkı payının hesaplanması ve ödenmesi işlemleri, bir sonraki yıl içinde yapılmaktadır.

4-) Devlet Hakkı Payı Ne Zaman Gider Yazılabilir?

a) İşletmeler Tarafından Yapılan Uygulama

İşletmeler tarafından gerçekleştirilen muhasebe uygulamasında; üretilen maden miktarı üzerinden alınan devlet hakkı bedelleri, Maden Kanunu ve Yönetmelik hükümlerindeki beyan süreleri beklenmeden dönemsellik kavramı ve tahakkuk ilkesi gereği cari yılın üçer aylık dönemlerinde hesaplanarak, üretim maliyetlerine aktarılmaktadır.

b) Maliye Bakanlığının Görüşü ve Uygulaması

Maliye Bakanlığı, Maden Kanununun 14. maddesi uyarınca ödenen devlet hakkı payının; ticari kazanç ile ilgili olması ve kanuni zorunluluk kapsamında ödenmesi nedeniyle, fiilen ödendiği yılın vergi matrahının tespitinde gider olarak indirilebileceğini, bu payın Maden Kanununda belirtilen beyan verilmeden ve ödeme süreleri beklenilmeden cari yıl içerisinde üçer aylık geçici vergi dönemleri itibariyle hesaplanarak üretim maliyetlerine intikal ettirilemeyeceği görüşündedir. Bu konuda verilen bazı özelgelerin özetleri aşağıdadır:

“Ticari kazancın tespitinde iki temel ilke geçerlidir. Bunlar “dönemsellik” ve “tahakkuk esası” ilkeleridir. Tahakkuk esası ilkesinde, gelir veya giderin miktar veya mahiyet itibariyle kesinleşmiş olması, yani geliri veya gideri doğuran işlemin tekemmül etmesinin yanı sıra, miktarının ve işlemden kaynaklanan alacağın veya borcun ödeme şartlarının da belirlenmiş olması gereklidir. Bu esas dikkate alındığında, bir gelir veya gider unsurunun özel bir düzenleme bulunmadığı sürece, mahiyet ve tutar itibariyle kesinleştiği dönem kazancının  tespitinde dikkate alınması gerekmektedir. Buna göre, faaliyetlerinizin devamı açısından 3213 sayılı Maden Kanunu uyarınca ödenmesi gereken “Devlet Hakkı” payının, fiilen ödendiği yılın vergi matrahının tespitinde gider olarak dikkate alınması mümkün bulunmaktadır.” (MB. GİB. Uşak Defterdarlığı’nın 19.2.2013 tarih ve 52796708-193/03-1 sayılı Özelgesi)

“Maden Kanununun 14 üncü maddesi uyarınca ödenen devlet hakkının; ticari kazancınız ile ilgili olması ve kanuni zorunluluk kapsamında ödenmesi nedeniyle, fiilen ödendiği yılın vergi matrahının tespitinde gider olarak indirilmesi mümkündür.” (MB. GİB. İstanbul VDB.nin 20/02/2013 tarih ve 62030549-125[6-2012/380]-230 sayılı özelgesi).

c) Değerlendirme ve Yapılması Gereken Uygulama

Yukarıda yapılan açıklamalardan da fark edileceği üzere, devlet hakkı payının muhasebeleştirilmesi ve giderleştirilmesi konusunda şirketler tarafından gerçekleştirilen uygulama, Maliye Bakanlığı tarafından kabul edilmediği gibi tam aksi yönde de görüşler verilmektedir.

Kişisel olarak düşündüğümde, dönem üretim maliyetlerine zamanında yansıtılabilmesi bakımından Devlet hakkı payının Maden Kanunu ve Yönetmelikte belirtilen esaslar çerçevesinde cari yıl içerisinde üçer aylık geçici vergi dönemleri itibariyle hesaplanarak ödenme şartı aranılmaksızın üretim maliyetlerine aktarılması gerektiği yönünde olmakla birlikte, ileride herhangi bir yaptırımla karşılaşılmaması bakımından Maliye Bakanlığının görüşü çerçevesinde  hareket edilmesi uygun olacaktır.

Bu konuda yapılacak bir diğer uygulama ise, Maliye Bakanlığının görüşü çerçevesinde hareket edilmesi ancak buna ilişkin geçici vergi/kurumlar vergisi beyannamesinin ihtirazı kayıtla verilerek dava açılması ve dava sonucuna göre hareket edilmesidir.   

SONUÇ

Yukarıdaki açıklamalar ışığında, maden üretim işletmeleri muhasebe sistemleri ve hesap planlarında stok, satış ve satışların maliyeti hesaplarını üretimden ve alım satımdan kaynaklananlar şeklinde gruplandırdıklarında devlet hakkının hesaplanıp beyan edildiği satış bilgi formları kanun ve yönetmelik hükümlerinin ruhuna uygun olarak üretim, üretimden satış ve üretimden kalan stoklar olarak düzenlenebilecektir. Böyle bir düzenleme ise ek bir çalışmaya gerek kalmaksızın finansal tablolar üzerinden satış bilgi formunun kolaylıkla düzenlenmesini,  işletmenin üretimden satışları dışında başka satış ve gelirleri varsa maden kanunu açısından yapılan denetimlerde gelir tablosu ile satış bilgi formu arasında oluşacak uyumsuzluğun açıklanmasını, geçici vergi dönemlerinde devlet hakkının kolaylıkla hesaplanıp tahakkuk ettirilmesini ve mükerrer devlet hakkı ödenmesini önleyecektir.

Kaynak: 1- 3213 Sayılı Maden Kanunu ve Maden Kanunu Uygulama Yönetmeliği

2- Harita: MTA

Sebahattin GÜL

Serbest Muhasebeci Mali Müşavir

Comments are closed.