Orman ve Maden Hukuku Açık Oturum Sonuç Bildirgesi Açıklandı | Enerji ve Maden Dergisi

Orman ve Maden Hukuku Açık Oturum Sonuç Bildirgesi Açıklandı

27 Ekim 2017
Kategori
Son Haberler
Comments 0

Etiketler , , , , , ,

25 Ekim 2017 tarihinde gerçekleşen “Orman ve Maden Hukukunda Güncel Gelişmeler ve İzinler” konulu açık oturum sonuç bildirgesi açıklandı.

“Orman ve Maden Hukukunda Güncel Gelişmeler ve İzinler” konulu açık oturum, 25 Ekim 2017 tarihinde gerçekleşti. Düzenlenen “açık oturum”a dört davetli konuşmacı, İstanbul Orman Bölge Müdürlüğü ve madencilik sektöründen yetkililer, İTÜ Maden Mühendisliği Bölümü öğrencileri ve araştırma görevlilerinden oluşan yaklaşık 50 kişi katıldı. Birinci Oturumda konuşmacılara 10’ar dakika süre verildi. İkinci oturumda ise sorulan sorular, konuşmacılar tarafından cevaplandırıldı.

Açık Oturum Sonuç Bildirgesi

Madenlerin ve ormanların mülkiyetleri ve statüleri ülkemiz Anayasası madde 168 ve 169’da çizilmiştir. Anayasasında ormanları düzenleyen tek ülke bizim ülkemizdir. Böylece ormanların korunmasının hukuken çerçevesi çizilmiştir.

Madenler ve ormanlar devletin hüküm ve tasarrufu altındadır. Her birinde devlet ile kamu mülkiyeti ilişkisi vardır. Üzerlerinde özel mülkiyet söz konusu değildir. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’na bağlı Maden İşleri Genel Müdürlüğü’ne (MİGEM) başvuru ile maden hakları alınabilmekte, böylece özel şirketler veya kamu, maden hakkı sahibi olabilmektedir.

Bazen maden ruhsat alanları ile orman alanları çakışabilmektedir. Böyle durumlarda Orman Yönetmeliği yanı sıra Maden Kanunu hükümleri çerçevesinde maden yatırımcısının Orman ve Su İşleri Bakanlığı’ndan gerekli izinleri alması gerekmektedir. Bu izinler hususunda çakışan saha ve teknik bilgilerinin ortaya konması adına MİGEM ile irtibat kurulmaktadır. Ülkemizdeki tüm madenlerin 10-15 bin arasında değişen maden ruhsatlarının/izinlerinin her türlü işlemleri başta olmak üzere birçok görevi bulunan MİGEM’in kadrosu yalnızca yaklaşık 150 adettir. Buna karşın ormanların korunması ile yükümlü Orman ve Su İşleri Bakanlığı’na bağlı Orman Bölge Müdürlükleri de dâhil söz konusu bakanlığın kadrosu ise yaklaşık 37 bindir (Bu sayı alt taşeron kadroları ile yaklaşık 250-300 bini bulmaktadır). Bu tablo Orman ve Su İşleri Bakanlığı’na bağlı Orman Bölge Müdürlüklerine kıyasla Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı bünyesindeki MİGEM’in oldukça düşük sayıda bir personelle ülkedeki tüm madencilik faaliyetlerinin yürütülmesini yeterli ölçüde yürütebilmekte midir sorusunu akıllara getirmektedir.

“Orman İzin Bedeli” ve “Ağaçlandırma Faaliyeti”

Orman alanları ile çakışan madencilik faaliyetleri için madenciden “orman izin bedeli” ve “ağaçlandırma faaliyeti” alınmaktadır. Özellikle “orman izin bedeli” diğer dünya ülkelerinde alınan bedellere kıyasla ülkemizde binlerce katını bulmaktadır. Hatta ülkemizde bu bedellerin, maden yatırımının %40’ını da aştığı somut örnekler bulunmaktadır. Bu tabloda yerli ve yabancı maden müteşebbislerinin planladıkları maden yatırımlarında fizibl, ekonomik işletilebilirlik sağlamaları mümkün değildir. Bu nedenle orman izin bedellerinin diğer dünya ülkeleri dikkate alınarak daha ölçülü bir dereceye indirilmesi gerekmektedir.

16.06.2016 tarihli Başbakanlık Genelgesi nedeniyle halen ruhsat/izin sorunlarının devam etmesi, genel olarak ruhsat/izin prosedürlerinin uzun olup yeterli ölçüde pratik olmaması ve bu noktada birden çok merciden izin alınma sürecinin ayları, yılları bulması durumları maden yatırımcılarını planladıkları yatırımlarından vazgeçirmeye yöneltmektedir.

“Geçmiş yüzyıllardan bu yana orman yangınlarını önleme konusunda ormancılara en büyük desteği madenciler vermektedir”

Günümüzde çoğunlukla ihmaller nedeniyle çıkan orman yangınları sonucu binlerce ağaç bir anda yok olmakta, doğa tahrip edilmektedir. Son dönemde orman yangınlarının söndürülmesi konusunda Akdeniz kuşağı ülkelerine kıyasla ülkemiz başarılı yangın söndürme örnekleri vermiştir. Belirtilmelidir ki geçmiş yüzyıllardan bu yana orman yangınlarını önleme konusunda ormancılara en büyük desteği madenciler vermektedir. Bu gelenek ve kültür günümüzde halen devam etmekte ve madenciler sadece orman yangınlarının önlenmesi, söndürülmesi değil, orman oluşumu için yeşillendirme projelerine de büyük çaba sarf etmektedir.

“Gelecekte çevreyle barışık madencilik faaliyetlerinin daha mükemmel gerçekleştirilebileceği göz ardı edilmemelidir”

Zira ülkemizde özellikle on yılı aşkın bir süredir, madencilik faaliyetleri esnasında ve bitiminde geçmişe nazaran çevreye daha duyarlı reklamasyon faaliyetleri ortaya konmaktadır. Madencilik faaliyeti esnasında üst verimli toprak kaybolmadığı gibi madencilik faaliyetleri sonrasında üst ölçekli imar planlarına, çevre düzeni planlarına uygun olarak rekreasyon alanları oluşturulmakta ve ağaçlandırma faaliyetleri sonucu binlerce ağaç dikimi başarıyla gerçekleştirilmekte ve böylece yabani hayvan yaşam alanları oluşmaktadır. Gelişen teknolojiler, belli şartlarda, ağaçların kesilmeden güvenli yerlere taşınabilmesine olanak tanımaktadır. Böylece gelecekte çevreyle barışık madencilik faaliyetlerinin daha mükemmel gerçekleştirilebileceği göz ardı edilmemelidir.

“Özellikle son 10 yılda yapılan maden aramaları sonucu kömür rezervimiz yaklaşık 2 katına çıkmıştır”

Madenler tükenir nitelikte ve yerinde üretilmek zorunda olan doğal kaynaklardandır. Sadece enerji hammaddeleri için ülkemiz yılda yaklaşık 50-60 milyar ABD doları ithalat yapmaktadır. Bu tablo, sürdürülebilir kalkınma çerçevesinde ülkemizin ormanlarını korurken, maden üretimlerini de ihmal etmemesi gerektiğini göstermektedir. Ülkemizdeki maden kaynakları dünyaya kıyasla çeşitlidir ve birçoğunda, bugüne kadar maden arama faaliyetleri henüz yeterli gerçekleştirilmemiş olsa da rezerv miktarları yüksektir. Örneğin, özellikle son 10 yılda yapılan maden aramaları sonucu kömür rezervimiz yaklaşık 2 katına çıkmıştır. Son bulunan kaliteli kömürler, gelişen temiz kömür teknolojileri ile çevreye çok daha duyarlı enerji üretimine olanak tanımaktadır.

“Bir ülkenin gelişmişlik düzeyinin göstergelerinden biri de maden tüketim miktarlarıdır”

Tüm bu tabloda, madenlerin ülkemiz GSMH’ı içerisindeki payı madencilikte gelişmiş ülkelere kıyasla halen oldukça düşük – %2’nin altında – seyretmektedir. Bir ülkenin gelişmişlik düzeyinin göstergelerinden biri de maden tüketim miktarlarıdır. Madencilikte gelişmiş ülkeler maden üretimleri ve tüketimleriyle sanayi devrimi süreçlerini erken yakalayabilmişler ve bugünkü gelişmişlik seviyelerine gelebilmişlerdir. Ülkemizde de ancak maden üretimleri ile yüksek istihdam artışı sağlanabilecek, böylece kalkınma ve refah artışıyla çevreye daha duyarlı bireyler yetişmeye devam ederek ormanlar daha hassasiyetle korunabilecek ve yeni orman sahaları oluşturulabilecektir.

Comments are closed.