TEMİZ ENERJİ İÇİN HİDROELEKTRİK | Enerji ve Maden Dergisi

TEMİZ ENERJİ İÇİN HİDROELEKTRİK

25 Eylül 2015
Kategori
Son Haberler
Comments 0

Etiketler , , , ,

Hidroelektrik enerji, yenilenebilir ve temiz olması nedeniyle elektrik üretimi için vazgeçilmez bir kaynaktır.

Fosil yakıtlar diye bilinen, hidrokarbon ile yüksek oranlarda karbon içeren kömür, petrol ve doğal gaz gibi doğal enerji kaynaklarının çevre kirliliğine yol açması nedeniyle alternatif enerji kaynaklarının önemi artmıştır.

Dünyanın geleceğini tehdit eden fosil yakıtların yanı sıra yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımı yaygınlaşmıştır. Bu kaynakların başında hidroelektrik santrallerinden (HES) su gücüyle elde edilen enerji gelmektedir.

Türkiye’de ortaya çıkan enerji açığını kapatabilmek amacıyla yenilenebilir enerji kaynaklarına ilgi artmıştır.

Hidroelektrik enerji; hızlı nüfus artışı, gelişme ve endüstrileşme sonucunda Türkiye’de ortaya çıkan enerji açığı nedeniyle kullanılmaya başlayan alternatif enerji kaynakları arasında önemli bir yere sahiptir. Ayrıca devlet tekelinde olan HES yatırımlarının özel şirketlere açılması ve belli alım garantisi ile devletin bu santrallerden elektrik satın alması nedeniyle de Türkiye’de HES projelerine ilgi ve bu alandaki yatırımlar artmıştır.

Türkiye’de elektrik enerjisinin yaklaşık yüzde 40’ı hidroelektrik santrallerinden elde edilmektedir.

Hidroelektrik santralleri akarsulara kurulan barajlar sayesinde megavatlar düzeyinde elektrik üretir. Üretilen elektrik enerjisi miktarı, o yılın iklim ve yağış koşullarına bağlı olarak değişim gösterse de genel olarak dünyanın elektrik ihtiyacının yaklaşık yüzde 20’si hidroelektrik santrallerinde üretilmektedir. Türkiye’de ise elektrik enerjisinin yaklaşık yüzde 40’ı hidroelektrik santrallerinden elde edilmektedir.

Yenilenebilir ve temiz olması nedeniyle elektrik üretimi için vazgeçilmez bir kaynak olarak değerlendirilen hidroelektrik santrallerinin, Türkiye’de elektrik üretimindeki payının artması için yeni yatırımlar yapılmaktadır.

Enerji bakımından dışa bağımlı olan Türkiye’de enerji ihtiyacının bir kısmını gideren hidroelektrik santrallerin verimi yüzde 90’ı bulmaktadır. Bu nedenle yapılacak yatırımlar ve ileri teknoloji kullanımı neticesinde hidroelektrik santrali işletmeciliği sayesinde gelişecek ekonomik bağımsızlık, Türkiye’nin bu anlamda dışa bağımlılığını azaltmış olacaktır.

Hidroelektrik santraller, acil durumda hemen devre dışı bırakılabilmektedir.

200 yıl kadar ömrü olan bu sistemlerin, yapılan yatırımı geri ödeme süresi ise 5-10 yıl gibi oldukça kısadır. İşletme gideri yaklaşık 0.0114TL/kWh değeriyle çok düşük olan hidroelektrik santraller, istihdam ve ekonomik kalkınmaya yönelik faydalar sağlamaktadır. En büyük teknik avantajı ise işletim esnasında çok kısa sürede devreye girebilmesi ya da acil durumda hemen devre dışı bırakılabilmesidir.

Hidroelektrik santrallerin diğer santrallere göre en önemli ayrıcalığı, ihtiyaç halinde saniyeler içinde gelen enerji talebini karşılayabilmesidir. Dünya genelindeki yenilenebilir hidroelektrik enerji potansiyelinin yarısı bile kullanıldığında, hidroelektrik santraller yakıtlı olmadığı için hava ve çevre kirliliğine yol açmadığı da göz önünde bulundurulduğunda, fosil yakıtların yarattığı sera gazı oranı, yüzde 13 oranında azalacaktır.

Hidroelektrik santraller yakıtlı olmadığı için hava ve çevre kirliliğine yol açmaz.

Hidroelektrik santraller, diğer santrallere göre atık madde oluşturmadığı için de temiz enerji kaynağı olarak adlandırılmaktadır. Yenilenebilir kaynak olması, olumsuz çevre etkisinin düşük, işletme ve bakım masraflarının az olması gibi önemli özelliklere sahip hidroelektrik enerji aynı zamanda verimli, ulusal bir kaynak olması nedeniyle güvenilir enerji sağlaması açısından da son derece önemlidir.

Depo tipi yani barajlı hidroelektrik santrali kurmak için büyük nehirlerin ve akarsuların üzerine inşa edilen barajlar; enerji üretiminin yanı sıra sulama ve içme suyu sağlar. Sel ve su baskınlarını önleyerek can ve mal kayıplarını engeller. Bu baraj gölleri, balıkçılık ve ulaşıma da elverişlidir. Santralin kurulduğu bölgede oluşan gölet sayesinde yağmurun artması ile kurak iklimin geçerli olduğu yerlerde bitki örtüsü zenginleşir.

“Su, tüm dünyada ve üzerinde bulunduğumuz coğrafyada, yaşamın temel koşuludur. Yaşam, suyla başlamıştır. Su olmadığında sona erecektir. Su alınıp satılacak ticari bir mal değildir, tüm canlıların ulaşmaya hakkı olan doğal bir varlıktır.” (Türkiye Su Meclisi ‘Su Manifestosu’, 2010)

hes_ordu

HİDROELEKTRİK SANTRALLER FAYDALI AMA…

Elektrik enerji ihtiyacının karşılanması, bu alanda dışa bağımlılığın azalması ve insanların yaşamsal faaliyetlerini sürdürebilmeleri için gerekli olan hidroelektrik santrallerin avantajları yanında çevresel koşullar açısından olumsuz etkileri olduğunu da söyleyebiliriz.

İşletim gideri düşük olan HES’lerin ilk yatırım maliyetleri oldukça fazladır.

Hidroelektrik santralleri öncelikle ilk yatırım maliyetleri açısından olumsuz etkiye sahip diyebiliriz. Barajlı hidroelektrik santrali için jeolojik çalışmalar yapılması, yerleşim birimlerinin su altında kalması, bu alanların yeni yerlere taşınması, su altında kalan arazi için ödenen istimlâk bedelleri ve baraj yapım masraflarının yüksek olması ilk yatırım maliyetinin çok fazla olmasına neden olur.

Bir bölgeye santralin inşa edilmesi için pek çok ağaç kesip yol açmak zorunda kalınması, doğanın tahribi anlamına gelmekte ve çevresel dengenin bozulmasına neden olmaktadır. Ayrıca bölgenin ikliminin değişmesi, floranın kaybolması, o bölgedeki hayvanların yaşamlarının tehdit edilmesi gibi ekolojik etkiler ortaya çıkmaktadır.

HES’ler için yapılan çalışmalar sırasında doğal yaşam alanları tahrip edilmektedir.

Baraj gölü üzerinde artan buharlaşma sonucunda topraklardaki tuzlanma ve çoraklaşma artmaktadır. Su yüzeyinin geniş olması nedeniyle de sudaki mikroplar ve parazitler çoğalmaktadır. Sulama amacıyla kullanılan dere sularından bu amaçla faydalanma imkânının sınırlandırılmasının veya tamamen ortadan kalkmasının, yöredeki tarımsal üretime olumsuz etkileri olmaktadır. Bununla birlikte HES kurulum aşamasında, özellikle tesislerin kuruluşu yapılırken ilgili şirketler ve çalışanları tarafından özen gösterilmeyen çevre, olduğu yerde bırakılan inşaat atıkları ile kirletilmektedir.

Küresel ısınma, iklim değişikliği ve canlı türündeki azalma gibi birçok noktada HES’lerin etkisi bulunmaktadır.

Ayrıca bazı çalışmalar sırasında dinamit patlatılması nedeniyle doğal yaşam alanı tahrip edilmektedir. Genel olarak bakıldığında HES’lerin küresel ısınma, iklim değişikliği ve canlı türündeki azalma gibi birçok noktada önemli rol oynadığı dikkate alınmalıdır.

Bu etkileri ve çevreye vereceği zararları minimum düzeye indirmek için gerekli çalışmalar ile ön hazırlıklar yapılarak, hidroelektrik santral projesi iyi bir şekilde hazırlanıp bütün yönleriyle değerlendirilmelidir. Aynı şekilde santraller, ileri teknoloji kullanılarak kurulmalıdır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir