TÜRKİYE, İRAN İÇİN KRİSTAL BİR KÜRE | Enerji ve Maden Dergisi

TÜRKİYE, İRAN İÇİN KRİSTAL BİR KÜRE

16 Ekim 2015
Kategori
Son Haberler
Comments 0

Etiketler , , , , ,

15 Ekim’de İstanbul’da gerçekleştirilen “Ekonomik Ambargo Sonrası İran’daki Yatırım Fırsatları” konulu panelde, Türkiye’nin, İran’ın gelecek 10 yılı için kristal bir küre olduğu görüşü gündeme geldi.

“Doğru insanlar ile daha iyi ve hızlı kararlar” sloganıyla müşterilerine Türkiye dâhil dünyanın her köşesinden hizmet sağlayan Expertera, 15 Ekim’de İstanbul’da “Ekonomik Ambargo Sonrası İran’daki Yatırım Fırsatları” konulu bir panel düzenledi.

Türkiye’nin, İran’ın gelecek 10 yılı için kristal bir küre olduğu görüşünün gündeme geldiği panelde, Türkiye’nin tecrübesinin bu genişleme, modernleşme ve global ekonomi ile entegrasyon sürecinde çok kolay aktarılabilir bir yapıda olduğu da konuşulan konular arasında yer aldı.

İran pazarı hakkında derin bilgiye sahip uzmanları ve önde gelen yöneticileri bir araya getiren panele, global şirketler ve yatırım fonları katıldı.

Panelde, ekonomik ambargonun kalktığı İran’ın 80 milyonluk nüfusunda kişi başına düşen 5000 Dolar gelir düşünüldüğünde, global ekonomiyle hızla entegre olacak hale geleceği görüşü öne çıktı.

Türkiye’nin, benzer nüfusu ve demografik yapısıyla geniş bir ürün yelpazesinde İran için önemli bir ticaret ortağı olacağı ifade edilen panelde, nüfusunun %20’sinin Türkçe konuşuyor olmasıyla İran’ın iletişim üstünlüğüne sahip bir komşu olduğu vurgulandı. Panelde ayrıca ekonomik göstergeler bakımından da Türkiye’nin 2000’li yıllarına benzemesi açısından iyi işbirliği sinyalleri vermekte olduğuna değinildi.

Tüketim Ürünlerine Talep Hızla Artacak

İran’da mevcut piyasa koşullarında organize perakendenin, sektörün toplamının %6’sını temsil ettiği, telekomünikasyon alanında ise şu anda olması gereken yerin %40 seviyesinde bulunduğunun ifade edildiği panelde, e-ticaret, telekom ve bankacılıkta beklenen gelişmeler ile şirketlerin çok hızla büyüyeceğine değinildi. Tüketim ürünleriyle ilgili olarak ise yükselen orta direk geliriyle birlikte, tüketim ürünlerine talebin hızla artacağının altı çizildi.

Alp Sezginsoy, “Kurumsal bir firmanın doğru şekilde İran’a girmesi demek, gelecek 20 yılını kurtarması demek.”

Toplantıyı değerlendiren Expertera yönetici ortağı Alp Sezginsoy, “Kurumsal bir firmanın İran’a doğru şekilde girmesi demek 20 yılını kurtarması demek olabilir. Bugün, İran’a yatırım fırsatları konseptinde, karar verici düzeyinde iş dünyasından İranlı Özel Sermaye Kurumsal şirketleriyle, Özel Sermaye Fonları üst düzey yöneticilerini bir araya getirdik. Sektörel olarak  telekomünikasyon, otomotiv, e-ticaret, perakende ve finans sektörlerini hukuksal altyapıyı da dâhil edecek şekilde kapsayarak hızla gelişen bu pazardaki fırsatları, riskleri ve önemli faktörleri değerlendirdik.” dedi. “Bizim işimiz İran’la olabilecek işbirliğinde yatırımcıyı doğru bilgi, kişi ve insanlarla buluşturmak. Ayrıca diğer bölge ve ülkelerde de yükselen yatırım fırsatları konusunda hemen harekete geçerek müşterimize en uygun çözümler getiriyoruz.” diyen Sezginsoy sözlerine şöyle devam etti: “Ambargonun kalkmasıyla İran’da yatırım ve işbirlikleri düşünenler için bankacılık, kambiyo rejimi gibi hukuki altyapılarının uluslararası zemine oturması önemli konular.”

Pazara Giriş Stratejisinde Farklı Projeler

Expertera yönetici ortağı Hayal Koç ise, “Şu ana kadar pazara giriş stratejisi anlamında farklı sektör, yapı ve büyüklüklerdeki kurumsal ve yatırım şirketlerinden gelen talepler üzerine finans, sağlık, enerji, medya, teknoloji, hızlı tüketim malları ve hizmet gibi ana sektörlerde projeler hazırladık. Bugün itibariyle, 150 den fazla endüstride ABD, Avrupa, Rusya, Ortadoğu ve Kuzey Afrika’da inovatif modelimiz sayesinde 10.000’i aşkın uzmanımızla 1200 proje tamamlamış durumdayız. Amacımız, müşterilerimizin İran için de doğru kaynaklardan bilgi edinerek doğru kararlar alabilmelerine zemin hazırlamak.” dedi. Yatırımcının, bir ülke hakkında ne kadar çok doğru bilgi elde ederse o kadar güven duyduğunu ve harekete geçtiğini ifade eden Koç, “Bugüne kadar proje çeşitlerimiz; pazara giriş, yatırım fırsatı değerlendirmesi, şirket değerlemesi/fizibilite çalışması, market analizi ve araştırması, ürün/strateji geliştirmesi ve operasyonel iyileştirme projeleri şeklinde oldu.” diye konuştu.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir