YENİ YILA GİRERKEN İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİNDE GÖRÜNÜR DURUM | Enerji ve Maden Dergisi

YENİ YILA GİRERKEN İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİNDE GÖRÜNÜR DURUM

28 Ocak 2016
Comments 0

Etiketler , , , , ,

Türkiye uzun yıllardır iş sağlığı konusunu gündemde tutmaya devam ediyor. Buna zorunlu da…  Sanayileşen gelişmiş dünya artık İNSANI her şeyden öne alıyor. Geçmiş yüzyılların vahşi, acımasız kapitalizminin “daha çok üretme ve daha çok kazanma” hedefi artık terk edilmese de gözden ırağa, uzak Asya ülkelerine kaçırılıyor. Türkiye, Avrupa’ya oranla sanayileşmede geri kaldığı halde AB ülkeleri düzeyinde demokrasi sağlama hedefiyle İş Sağlığı ve Güvenliğinin (İSG) gereğini yerine getirmeye çalışıyor.

Yeni bir yıla giriyoruz. Aynı siyasi erk ama yeni bir Sayın Bakanla iş hayatı yönetilecek, öncelikle Sayın Bakanımıza başarılar dileriz.

2003 yılından bu yana yönetimi elinde bulunduran siyasi erkin AB ile 2003 yılında görüşmeleri sonrası çıkarılan 4857 sayılı İş Kanunu, bu alanda attığı ilk adım olarak biliniyor. 4857 sayılı kanuna bağlı onlarca yönetmelikle İş Güvenliğine ağırlık verdi ama 2012 yılına gelindiğinde, AB uzmanlarını tatmin edemediği için yönetmelikle yürütmeye çalıştığı “İş Sağlığı ve Güvenliği” konusunu 6331 sayılı yasa ile güçlendirdi.

6331 sayılı yasa, 30 Haziran 2012 yılında yayınlanmasına karşılık, ertelemelerle büyük oranda 2014 yılı başında yürürlüğe girdi.

Uygulama önemli sayılabilecek yeniliklere kapı açtı ama açık söylemek gerekir ki halen kanundan en çok etkilenmesi gereken işveren ve çalışanlar tarafından, geçen iki yıla karşın, yeterince anlaşılamadı, kabul edilemedi. Doğaldır ki yasayı toplum da yeterince anlayamadı. Medya için de aynı sorun var. Halen toplum, tüm katmanları ile bu olayı İşçi Sağlığı alanına hapsediyor. Oysa İş Sağlığı ve Güvenliği öncelikle;

-İşverenin sağlığını ve güvenliğini,

-İşyerinin güvenliğini,

-Makine, takım, araç gerecin güvenliğini,

-Bir olay anında işyerinde bulunan ziyaretçi, müşteri vb. üçüncü kişilerin sağlık ve güvenliğini,

-Doğal olarak da çalışanların sağlık ve güvenliğini kapsamaktadır.

Umarız ki yeni yılda tüm toplum bu konuya daha fazla ilgi gösterir ve konu daha iyi anlaşılır. Buna ihtiyacımız var.

Toplumun ilgisini çekebilmek ve bilgilendirmek için yeni yıla girerken bazı noktaları hatırlatalım;

*Öncelikle 6331 sayılı kanunun 38. maddesi gereğince (bazı istisnalar hariç), kamu kurumları ile 50’den az çalışanı olan ve az tehlikeli sınıfta yer alan işyerleri için 1/7/2016 tarihinde kanun kapsamına alınacaktır.

*29 Haziran 2015 günlü ve 294 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan ‘İşyerlerinde İşveren veya İşveren Vekili Tarafından Yürütülecek İş Sağlığı ve Güvenliği Hizmetlerine İlişkin Yönetmelik’ doğrultusunda “ondan az çalışanı bulunan ve az tehlikeli işyerlerinde, iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerinin işveren veya işveren vekili tarafından yürütülebilmesine” olanak tanınmaktadır. Konuya daha açıklık kazandırmak amacıyla “Çalışan sayısının ondan az olup olmadığının tespitinde aşağıdaki hususlar dikkate alınır:

a)Aynı işverenin Türkiye genelinde birden fazla tescilli ve az tehlikeli sınıfta yer alan işyerinin olması halinde, iş sağlığı ve güvenliği hizmetleri üstlenilebilecek işyerlerinin belirlenmesinde Sosyal Güvenlik Kurumundaki tescil kayıtları esas alınır.

b)İşverenden iş alan alt işverenlerce çalıştırılan sigortalılar çalışan sayısına dâhil edilmez.

c)5/6/1986 tarihli ve 3308 sayılı Mesleki Eğitim Kanunu ile 4/11/1981 tarihli ve 2547 sayılı

Yükseköğretim Kanunu kapsamındaki öğrenci statüsünde olan çırak ve stajyerler, çalışan sayısının tespitinde dikkate alınmaz.” denmektedir. Ancak yönetmelik Çalışanların iş sağlığı ve güvenliği eğitimlerini İş Güvenliği Uzmanlığı belgesine sahip kişilerin verebileceğini, sağlık gözetimlerinin İşyeri hekimlerince yapılmasını gerekli görmektedir.

Ayrıca iş güvenliği hizmeti verecek işveren ya da vekillerinin “açık öğretim yoluyla eğitim almalarını” zorunlu kılmaktadır.

Bir önemli değişiklik de İş Güvenliği Uzanmalarının ve İşyeri Hekimlerinin görev süreleri ile ilgilidir;

-29 Aralık 2012 günlü ve 28512 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan İş Güvenliği uzmanlarının görevleri ile ilgili yönetmeliğin değişik 12. maddesi gereğince;

“İş güvenliği uzmanları, bu Yönetmelikte belirtilen görevlerini yerine getirmek için aşağıda belirtilen sürelerde görev yaparlar:

a)Az tehlikeli sınıfta yer alanlarda, çalışan başına ayda en az 10 dakika.

b)Tehlikeli sınıfta yer alanlarda, çalışan başına ayda en az 20 dakika.

c)Çok tehlikeli sınıfta yer alanlarda, çalışan başına ayda en az 40 dakika.”

Durumu daha iyi anlayabilmek için bu sürelerin 2016 yılbaşına kadar az tehlikeli işyerlerinde 6 dakika, tehlikeli işyerlerinde 8 dakika ve çok tehlikeli işyerlerinde 12 dakika olduğunu hatırlatalım. Aylık 195 saat üzerinden İSG-KATİP Sistemine kayıtlı olarak görev yapan Uzmanlar, 2015 yılında, ayda azami 975 çalışana hizmet verirken; 2016 yılında hizmet verecekleri çalışan sayısı 292,5 kişiye düşmektedir.

Aynı sorun işyeri hekimleri için de vardır; hekimlerin de çalışma süreleri, kişi başına aylık en az, az tehlikeli işyerlerinde 4 dakikadan 5 dakikaya, tehlikeli sınıfta yer alanlarda, çalışan başına ayda en az 6 dakikadan 10 dakikaya çıkarılmıştır. Çok tehlikeli sınıfta yer alanlarda ise çalışan başına ayda en az 8 dakika yerine 15 dakika olmuştur.

Özetle, Uzman ve Hekimler, hizmet süreleri artırıldığından çok daha az sayıda işletmeye hizmet verecektir.

İşverenler veya OSGB’ler, uzmanlara ve hekimlere ödeme yapmakta zorlanmakta iken 2016’da bir uzman yerine üç uzmanı ya da bir hekim yerine iki hekimi hangi olanaklarla ve parayla görevlendirecektir. İşverenlerin 2015 yılında OSGB’lere ödemede zorlandığı, çoğu işyerlerinin OSGB’lerle icralık olduğu bilindiğinden, 2016’da OSGB ücretlerini acaba nasıl artıracaklardır. Hatta piyasada OSGB’ler ve bireysel çalışan uzmanlar arasında kıran kırana fiyat kırma, firma kapma yarışı sürerken asgari ücretle uzman mı çalıştırılacaktır. Bu sorun önemlidir. Doğrudan hizmetin kalitesini etkileyecektir ve bir sürü sahtekârlığa yol açacaktır.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının konuyla ilgileneceğini ve bir çözüm yolunun bulunacağını ummak istiyorum.

Bir diğer konu, işverenler, OSGB’lere ödeme yapmak, dolayısıyla yasa gereği İş Sağlığı ve Güvenliği Hizmeti almak yerine, eğer herhangi bir denetim geçirirse ceza ile sorunu çözeceğini düşünmektedir. Bu durum İSTİSNA değildir. Halen büyük kentlerde bile yüzde 70’e yakın işyerinin hizmet almadığı resmi ağızlardan açıklanmaktadır. Ancak cezaların sanıldığı gibi Yasak Savar nitelikte olmadığı ve ağır bir mali yük getireceği bilinmelidir.

Örnek olması açısından Bakanlığımızın yasaya göre 2015 yılında uyguladığı cezalardan bir bölümünü örnek olarak buraya aldık. Yasa doğrultusunda cezalar 2016 yılında enflasyon oranında artırılacaktır.

 

6331 s. İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ KANUNUNA GÖRE UYGULANACAK PARA CEZALARI
(01.01.2015 Tarihinden İtibaren)
Kanun Mad. Ceza Mad. Cezayı Gerektiren Fiil Ceza Miktarı (TL)
4/1-a 26/1-a Mesleki risklerin önlenmesi, eğitim ve bilgi verilmesi dâhil her türlü tedbirin alınması, organizasyonun yapılması, gerekli araç ve gereçlerin sağlanması, sağlık ve güvenlik tedbirlerinin değişen şartlara uygun hale getirilmesi çalışmalarının yapılmaması 2.466
4/1-b 26/1-a İşyerinde alınan iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerine uyulup uyulmadığının izlenmemesi, denetlenmemesi ve uygunsuzlukların giderilmemesi 2.466
6/1 26/1-b – Kanunda belirlenen nitelikte iş güvenliği uzmanı veya işyeri hekimi görevlendirilmemesi halinde görevlendirilmeyen her bir kişi için 6.167
– Aykırılığın devam ettiği her ay için 6.167
6/1 26/1-b Kanunda belirlenen nitelikte diğer sağlık personeli görevlendirilmemesi halinde ve aykırılığın devam ettiği her ay için 3.083
6/1-b 26/1-b Görevlendirilen kişi veya hizmet alınan kurum ve kuruluşların görevlerini yerine getirmeleri amacıyla araç, gereç, mekân ve zaman gibi gerekli bütün ihtiyaçların karşılanmaması (her bir ihlal için ayrı ayrı) 1.849
6/1-c 26/1-b İşyerinde sağlık ve güvenlik hizmetlerini yürütenler arasında iş birliği ve koordinasyonun sağlanmaması (her bir ihlal için ayrı ayrı) 1.849
6/1-ç 26/1-b Görevlendirilen kişi veya hizmet alınan kurum ve kuruluşlar tarafından iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili mevzuata uygun olan ve yazılı olarak bildirilen tedbirlerin yerine getirilmemesi (yerine getirilmeyen her bir tedbir için ayrı ayrı) 1.233
24/2 26/1-k İş sağlığı ve güvenliği ile ilgili konularda ölçüm, inceleme ve araştırma yapılmasına, numune alınmasına veya eğitim kurumları ile ortak sağlık ve güvenlik birimlerinin kontrol ve denetiminin yapılmasına engel olunması 6.167
25/6 26/1-l – İşin durdurulması sebebiyle işsiz kalan çalışanlara ücretlerinin ödenmemesi veya ücretlerinde bir düşüklük olmamak üzere meslek veya durumlarına göre başka bir iş verilmemesi (ihlale uğrayan her bir çalışan için) (23.04.2015 tarihinden itibaren) 1.000
– Aykırılığın devam ettiği her ay için (23.04.2015 tarihinden itibaren) 1.000
29 26/1-m – Büyük endüstriyel kaza oluşabilecek işyerleri için büyük kaza önleme politika belgesi veya güvenlik raporu hazırlanmaması 61.681
– Güvenlik raporu hazırlayıp ÇSGB’nin değerlendirmesine sunmadan işyerinin faaliyete geçirilmesi 98.690
Not: Çalışan sayısıyla çarpılarak verilen idari para cezaları hariç olmak üzere, yukarıda belirtilen idari para cezaları;
a) Ondan az çalışanı bulunan işyerlerinden;
1- Az tehlikeli sınıfta yer alanlar için aynı miktarda,
2- Tehlikeli sınıfta yer alanlar için yüzde yirmi beş oranında artırılarak,
3- Çok tehlikeli sınıfta yer alanlar için yüzde elli oranında artırılarak,
b) On ila kırk dokuz çalışanı bulunan işyerlerinden;
1- Az tehlikeli sınıfta yer alanlar için aynı miktarda,
2- Tehlikeli sınıfta yer alanlar için yüzde elli oranında artırılarak,
3- Çok tehlikeli sınıfta yer alanlar için yüzde yüz oranında artırılarak,
c) Elli ve daha fazla çalışanı bulunan işyerlerinden;
1- Az tehlikeli sınıfta yer alanlar için yüzde elli oranında artırılarak,
2- Tehlikeli sınıfta yer alanlar için yüzde yüz oranında artırılarak,
3- Çok tehlikeli sınıfta yer alanlar için yüzde iki yüz oranında artırılarak,
uygulanır.
İşin durdurulması halinde, durdurmaya sebep olan fiilden dolayı ilgili idari para cezası uygulanmaz.

Not: 6331 sayılı yasanın 26. maddesi tümüyle cezalara ayrılmıştır.

Fakat olayın bir başka boyutu vardır. Sanayici ve esnaf üç konudan özellikle şikâyetçidir.

-İthal edilen Uzak Doğu ürünleri ile başa çıkamamaktadır. Gümrük Birliğinin getirdiği yabancıya vergi kolaylığı Yerli Sanayiciyi zorlamaktadır. Öte yandan ileri teknoloji yatırımı için mali ve teknik bilgi desteği olmaması da yarışı kaybetmesine neden olmaktadır.

-Sanayide çalışacak ara eleman bulunamamaktadır. Sanayide Çırak bulunamamaktadır. Çıraklık eğitimi dışlanmıştır. Meslek Lisesi mezunları sanayiye gitmemektedir. Gençler mesleklere özendirilir “örneğin sanayide çalışan çırak/kalfa ve meslek lisesi mezunlarının askerlik hizmetini temel eğitimden sonra sanayide çalışarak tamamlamaları sağlanabilir.” Böylece ara eleman sorunu çözüldüğü gibi gençlerin işsizlik sorunu hatta üniversite kapılarına yığılmanın da önüne geçilebilir.

-İSG hizmeti almayı zorlama yerine özendirme ve işverenleri bilinçlendirme yolu seçilmeli, hizmet alan işletmelere vergi indirimi, ihalelerde öncelik, kredi kolaylığı benzeri destekler sağlanmalıdır.

-Bir diğer sorun, kaçak işçi sorunudur. Suriyeliler bu konuda başı çekmektedir. Kısa vadede kazançlı görülse bile ilerde hem devlet için hem işveren için hem de çalışanların geleceği /çocukları için büyük sorunlara gebedir.

İş Güvenliği Uzmanlığı eğitimi ve görevlendirilmelerde Bakanlık daha seçici ve ciddi olmalı, öncelikle mesleki deneyim dikkate alınmalı ve Avrupa’da, ABD’de olduğu gibi sanayide, mesleğinde en az beş yıllık çalışma gibi deneyim süresi konmalıdır.

2015’in son günlerinde Bakanlığımız İş Müfettişleri ile OSB’lerde denetlemelere başlamıştır. Bunun mutlaka yararlı sonuçları olacaktır. Bizden bir öneri; İş Müfettişlerinin denetleme öncesi İş Güvenliği Uzmanları hatta İşyeri Hekimleri ile fikir alışverişinde bulunmalarıdır. Bizler işletmeleri daha iyi tanıyoruz, ancak işverenleri ve çalışanları “abdestsiz namaz kılmaya” alıştırmaya çalışıyoruz.  Amacımız insanları kazanmaktır ve müfettişlerimizle de işbirliği yapmak istiyoruz.

Yeni yılın çalışma hayatımıza huzur getirmesi, kazasız, belasız geçmesi dileğimizdir.

Remzi ÖZKAYA

A sınıfı İş Güvenliği Uzmanı

TOLAN OSGB Sorumlu Md.

remzimunir@hotmail.com

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir